16 Ocak 2017 Pazartesi
Algı yönetmiyoruz... Sadece doğru bilgi, doğru haber
İbrahim Baran
0

Hikmet Çetinkaya'nın binbir rengi

03.11.2016 13:51
Facebook’ta Paylaş Twitter’da Paylaş


Lafı hiç eğip bükmeden söyleyeyim: Hikmet Çetinkaya, 40 yıl FETÖ’yle savaştığını iddia edip, “Tayyip Erdoğan düşmanlığı” ortak paydası oluşunca “40 yıldır izliyorum, terör örgütü değil” diyebilecek kadar kendisiyle çelişen bir bukalemundur. Bukalemunu bilirsiniz, ortamına göre renk değiştirir. 
 
Ancak tek özellikleri bulunduğu ortamın rengine bürünmesi değil. Bukalemunlar avına sessizce yaklaşır ve uzun diliyle zarar verir. Hikmet Çetinkaya’nın yaptığı da tam olarak böyle bir şey. Ayrıca bukalemunlar gözlerini birbirinden bağımsız hareket ettirme özelliklerine sahiptirler. Yani bir gözleri sağa bakarken diğeri sola bakabilir. Çetinkaya’nın gözleriyle ilgili bir şeyi ima etmiyorum tabii ki, Allah vergisi. Pensilvanya İmamı Fetullah Gülen gibi insanların fizikî özellikleriyle değil, fikirlerindeki çelişkiler ve tutarsızlıklarıyla ilgileniyorum. 
 
FETÖ’ye hakaretten onlarca davanın muhatabı olduğunu söyleyen Çetinkaya, 31.10.2015’te Zaman Gazetesi’ne verdiği mülakatta bakın neler söylüyor: “1970'lerden beri Fetullah Gülen'i ve hareketini takip ediyorum, ne Fetullah Gülen'in terörist olduğuna ne de hareketinin terör örgütü olduğuna inanıyorum. Bana Fetullah Gülen, 170 dava açmıştır. Ben hiçbir zaman yazılarımda Gülen Hareketi terör örgütü demedim, diyemem. Ben hukuku, demokrasiyi, insan haklarını savunuyorum."
 
Kapağında Gülen’i Amerikan bayraklı fötr şapkasıyla karikatürize eden bir fotoğrafın bulunduğu Fethullah Gülen’in 40 yıllık serüveni kitabında Gülen’i yerden yere vuran ve hareketi hakkında “1982 Anayasası öncesi Fethullah Gülen'le bir pazarlık yapıldı. ‘Anayasa'ya evet diyeceksiniz, biz de sizlerin işlerinize göz yumacağız, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki örgütlenmenizi görmezlikten geleceğiz’ sözü verildi. 
 
Oysa o tarihte Fethullah Gülen aranıyordu. Bugün devletin hem ANAP döneminde hem de bu dönemde bakanlık koltuğuna oturan, milletvekili seçilen pek çok müridi vardır Fethullah Gülen'in. 1990'lı yılların ortalarında ABD ile kurulan ilişkiyle birlikte bunlar Orta Asya cumhuriyetlerinde korkunç şekilde örgütlendiler" ifadelerini kullanan Hikmet Çetinkaya ne oldu da birden bire FETÖ’nün bir terör örgütü olmadığına kanaat getirdi? Üstelik çok değil daha 7 ay önce Zaman Gazetesi’nin ne kadar iki yüzlü olduğunun altını çizmişken!
 
FETÖ lideri Gülen’in kendisine 40 yıl hakaret eden Çetinkaya ile ilgili “Ona hiç beddua etmedim” demesi de ilginç. Hükümete, millete müthiş bir hışımla beddua eden Gülen’in Çetinkaya’yı es geçmesini de yadırgamamak gerekiyor. Kasım Gülek’in cenaze namazını kıldıran, Süleyman Demirel’i yere göğe sığdıramayan, eğer ahirette kendisine şefaat etme hakkı verilirse bunu ilk olarak Bülent Ecevit için kullanacağını söyleyen bir “hoca”dan başka ne beklenebilir ki? Bu kadar enteresanlık ve çelişkilerin üzerine önümüzdeki günlerde Hikmet Çetinkaya’nın bir Gülen şakirdi olduğu ortaya çıkarsa şaşırmayın. Tıpkı Kanla Abdest Alanlar kitabının yazarı kripto Ergün Poyraz gibi!
 
Son Güncelleme: 03.11.2016 13:51